Su Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördü

Ana Sayfa >Haberler >Su Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördü
19Eki
2023

ÇAKÜ Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen “Su Yönetimi ve Gıda Güvenliği Paneli”ne katılım yoğun oldu. Konuk Rektörler Prof. Dr. Mustafa Alişarlı ve Prof. Dr. Fatih Gültekin gıdanın eşit dağılımı ve gıda katkı maddeleri konusunda dikkat çekici konuşmalar yaptılar.

ÇAKÜ HABER MERKEZİ////

ÇANKIRI Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ) Mühendislik Fakültesi, Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu ile Çankırı Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Su Yönetimi ve Gıda Güvenliği Paneli”, Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleşti. Rektörümüz Prof. Dr. Harun Çiftçi, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, Lokman Hekim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Gültekin, ÇAKÜ Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Şebnem Kuşvuran, Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün’ün konuşmacı olarak katıldığı panele ilgi yoğun oldu.

HASSASİYETLERİ NEDENİYLE KONUK REKTÖRLERE TEŞEKKÜR

Panelin açılışında konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Harun Çiftçi, ÇAKÜ’nün insan odaklılık üzerinde yoğunlaşan bir üniversite olduğunu vurgulayarak, “Sağlığımız noktasında da bizim şimdiden bazı yatırımları yapmamız, bazı alanlarda farkındalık oluşturmamız, kötüye giden yerlerde dur diyebileceğimiz alanlar ve etkinlik oluşturmamız da önem arz etmektedir. İşte bugünkü panelimiz aslında şu an bazı endişeleri ifade etmektedir. Panelimiz, bazı tedbirlerin gündeme getirilmesi ve gelecekte yapılabilecek öneriler konusunda önemli bir etkinlik olacaktır. Kıymetli rektörlerimize bir davet göndermiştim. Sayın rektörler, hiç beklemeden tabii ki gelip katılacağız dediler. Çünkü onlar da biliyorlar ki bu bir sorumluluk. Bu sorumluluğu en iyi şekilde ifa etmek, bu tür etkinlik ve bilimsel toplantılarla hedef kitleye ulaşmakla mümkün olmaktadır. Hassasiyetleri nedeniyle sayın rektörlerimize de ben bir kez daha teşekkür ediyorum. Tabii gün geçmiyor ki yeni bir rahatsızlık ortaya çıkmış olmasın ve aynı şekilde gün geçmiyor ki çevresel bir zarar kendini göstermiş olmasın. Çünkü dünyada artık bir etki meydana geldiği zaman ne kadar uzakta olursanız olun o etki eninde sonunda sizi de bir şekilde etkiliyor. O yüzden özellikle ülkeler nezdinde değil de uluslararası toplantılarda, etkinliklerde, planlamalarda bu hususların ön plana alınması gerçekten önemli. Tabii dünyada eşitsizlik ve adaletsizlik almış başını gidiyor. Saygıdeğer müdürümüz dedi ki özellikle Gazze’de yaşananlardan sonra, bugün, 16 Ekim’de gıdaya ulaşılabilirlikte eşitlik konusunda ne kadar içinin dolu olduğunu ayrıca düşünmek gerekiyor” dedi.

“DÜNYA YÖNLENDİRİLMEYE, MEDENİYET UNSURLARI ÜZERİNDE YENİDEN İNŞA EDİLMEYE MUHTAÇ”

Salonda bulunan öğretmen ve akademisyenlere seslenen Rektör Çiftçi, “Gördüğünüz gibi dünya dokunuşlara, dünya yönlendirilmeye, dünya bazı temellerle medeniyet unsurları üzerinde yeniden inşa edilmeye ihtiyaç duyuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın katıldığı her toplantıyı ifade ettiği gibi, artık Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu dünyanın güvenliğini sağlayamıyor. Dünya bu nedenle beşten büyüktür diyor. Dolayısıyla bu yapılanma sadece ülkeler nezdinde değil, bütün dünya genelinde bir yapılanmanın elzem olduğunu ifade etmekte. Biz de diyoruz ki şu an dünyanın önde gelen toplantı salonlarında bu sözler yankılandığında muhakkak eninde sonunda karşılık bulacaktır. Bu masada biz elimizden geleni muhakkak yapacağız. Dolayısıyla,  gıdaya ulaşılabilirlik, gıdaya ulaşılabilirlikteki eşitlik, aynı zamanda bir dünyanın adaletli sistemde yürüyüp yürümediğinin de göstergesidir, kıymetli arkadaşlar. O yüzden bunların önemini biz vurgulamak istiyoruz. Bu tür toplantılarda etkinliklerde anlatmak istiyoruz. Çünkü geleceğimizi, denildiği ifade ettiğimiz gibi en iyi şekilde inşa etmemiz lazım. Su yönetiminden gıda güvenliğine kadar her şey ve yine aynı şekilde bakıyoruz, tıp ilerliyor diyoruz, çok güzel. İyi sağlık uygulamaları var ama yeni yeni hastalıklar ortaya çıkıyor. Niye? Çünkü soluduğumuz havada, içtiğimiz suda, aldığımız gıdadaki zararlı maddeler ve toksinler bizleri etkiliyor arkadaşlar. Özellikle hücrenin metabolizmasındaki bazı faaliyetlerin engellenmesi, bazı kontrol mekanizmalarının engellenmesi, bazı yolakların inhibe edilmesiyle yeni yeni hastalıklar ortaya çıkmakta. O nedenle ne kadar temiz, ne kadar organik beslenebilirsek aslında sağlığımız da o derecede korumuş olacağız. Bugünkü panelimizde de bunlar üzerinde durulacak. Çünkü gıdaya dair her konu var aşağı yukarı” diye konuştu.

“ÖZELLİKLE YURTDIŞINA ÇIKTIĞIMIZDA HELAL GIDA SERTİFİKASI ARIYORUZ”

Panelde “helal gıda” konusunda da değerlendirmelerin yer alacağını hatırlatan Rektör Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatih Hocamın helal gıda konusunda önemli değerlendirmeleri olacak. Ülkemizde bunu pek hissetmiyoruz ama zaman zaman yurtdışına çıktığımızda bu konuda gerçekten son derece muzdarip olmaktayız. Dolayısıyla gittiğimiz her yerde helal sertifika istemekteyiz. Var mı yok mu? Bu vesileyle insanların gıda kültürünü, gıda alışkanlığını belirleyen de inançlardır. Dolayısıyla inançlar boyutunda da bu konuda Sayın Fatih Hocamın bize çok değerli mesajları da olacaktır. Ben katılımınız nedeniyle hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Panelimizin bundan sonraki güzel etkinliklere de güzel işlere de vesile olmasını biliyorum. Saygılarımla, muhabbetlerimle…”

PROF. DR. ALİŞARLI: “ÜÇ MİLYON ÇOCUK AÇLIKTAN ÖLÜYOR”

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı ise dünyada her 8 kişiden birinin aç olduğunu belirterek başladığı konuşmasında şu hususlara dikkat çekti: “7 milyon kişi, bunun 3 milyonu çocuk olmak üzere açlıktan dolayı ölüyor. Son 30 yılda da 850 milyon olan obezlik ve kiloluluk sorunu şu an iki nokta bir milyara çıkmış durumda. İşte bunun sebebine ‘modernleşme’ diyebilirsiniz sağlıksız ve dengesiz beslenme diyebilirsiniz. Aşırı beslenme diyebiliriz, fiziksel hareketsizlik diyebilirsiniz. Birçok sebebi koyabiliriz ama gözüken bir sebep var ki o da gıda dünyada adilce paylaşılmıyor. Orijinalin yerine, var olanın yerine birçok alternatif var; yapay et, hayvansız et, temiz et… Üretim teknolojisi de sıkıntılı. Yani fetus durumundayken alınan kök hücrenin laboratuvar şartlarında çoğaltılmasıyla elde edilen alternatif et. Peki, buna bir çözüm olacak mı? Mümkün değil. Hiçbir şey, hiç bir kopya asla aslı gibi değildir. Bunu bir kere bilmemiz lazım. Bu işin tüketici yönü var, üretici yönü var, hukuksal yönleri var. Bunların hepsi birlikte hareket ederse ancak sağlıklı bir gıdaya ve güvenli bir gıdaya ulaşabiliriz.”

PROF. DR. GÜLTEKİN: “GIDA KATKI MADDELERİ KONUSUNDA KAFALAR KARIŞIK”

Lokman Hekim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Gültekin de panelde yaptığı konuşmada gıda katkı maddeleri konusunda dikkat çekici bir sunum yaptı. Prof. Dr. Gültekin şöyle konuştu: “Bu gıda katkı maddeleri konusuyla ilgilenmeye başladığım zaman bu konu çok günceldi. Sürekli insanlar konuşuyordu, ya bunun zararı var mıdır diye. Nedir? Nereden elde ediliyor? Sonra bir dönem Amerika`da bulunma vesilemiz oldu. Orada da baktım ki insanlar konuyla çok ilgili ve orada ben bu konuyla ilgili konferanslar da verdim. Sonra geldim Türkiye`ye yeni araştırmalarım, kitaplarım, maillerim bu konu üzerinde oldu ve bu konu hâlâ güncel. Niye güncel? Böyle biraz arada bir konu ve çok fazla bilinmiyor. Tam net bir bilim dalına özel de değil. Yani hem toksikologların, hekimlerin hem de gıda mühendislerinin, ziraatçıların, veterinerlerin herkesin bir şekilde ortak konularından bir tanesi. Bir de bakış açısına göre sonuçlar ve yorumlamalar biraz değişebiliyor. O yüzden kafalar karışık. Şimdi Türkiye`de yaşıyoruz. Dünyada insanlar var, bilim insanları var, kurumlar var, mevzuatlar var ama ona rağmen işte bazılarımız diyor ki; bunlar sağlıksız, bazılarımız da sağlıklı diyor. Bu neye göre değişiyor? İşte biraz bakış açısına göre değişiyor. Gıda katkı maddeleri denilince ağırlıklı iki konu merak ediliyor. Yani ben yıllardır bu konuyla ilgilendiğim için gelen sorulardan onu anlıyorum. Bu katkı maddeleri zararlı mı, değil mi onu öğrenmek istiyorlar. Ayrıca helal mi diye merak ediyorlar. Gıda katkı maddelerine farkında olmadan maruz kalıyoruz. Hem de çok maruz kalıyoruz, tahminlerimizin ötesinde. Şimdi markete gittiğinizi düşünün, meyve suyu alacaksınız, neye göre belirlersiniz? Alacağınız meyve suyunu bakıyorsunuz bir sürü marka var, kutular çok güzel, güzel markalar hepsi. Peki bunları neye göre seçeriz? Fiyatına bakarız mutlaka, en doğru seçenek. Sonra, üzerindeki yazıları okur muyuz? Diyelim ki okumadık, portakal suyu alacağız. Güzel bir portakal resmi var üzerinde ve aldık onu içtik. Aldığımız eğer portakal suyu değil de portakal aromalı suysa nelere maruz kalıyoruz?”

ULUSAL SU VERİMLİLİĞİ SEFERBERLİĞİ BAŞLATILDI

ÇAKÜ Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Kuşvuran da panelde bir konuşma yaptı. Prof. Kuşvuran, “Hızla artan nüfus ve gıda ihtiyacıyla birlikte sanayileşme ve kentleşmenin toprak ve su kaynakları üzerindeki baskısı, her geçen gün artmaktadır. Son yıllarda sıkça görünmeye başlayan düzensiz yağışlar, seller, kuraklık, çölleşme gibi afetler doğal dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Bu durum sürdürülebilir tarım ile su ve gıda güvenliğini de tehdit etmektedir. Bugün dünya nüfusu 7.9 milyar olup 2050 yılında bu nüfusun 9.6 milyar olması beklenmektedir. Nüfusun beslenebilmesi için de gıda üretiminin en az %60 oranında artırılması gerekmektedir. Su ve gıda güvenliği, birbirlerinden ayrılamayan iki önemli konudur. Yeryüzünde günden güne kısıtlı hale gelen su kaynaklarına talep hızla artmakta olup tarımda kullanılan su miktarı kısıtlanmakta ve dünya gıda güvenliği tehlikeye girmektedir” şeklinde konuşti. Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü Hüseyin Düzgün ise suda sıfır kayıp yaklaşımıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın eşleri Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde, bakanlığımız koordinasyonunda, Ulusal Su Verimliliği Seferberliğinin başlatıldığına dikkat çekti. Düzgün, “Bu sürecin büyük bir kısmı daha az suyla daha fazla gıda ve tarım ürünü üretmenin yollarını bulmayı kapsayacaktır. Su verimliliği seferberliği, belirli sınırlar ve belirli hatlar için değil, tüm yurt genelinde olmalıdır. Bu sebeple, su verimliliğinde sayın bakanımızın tabiriyle hattı müdafaa değil, sattı müdafaa; bir adım ötesinde de ne hat ne satı, bütün cihan için su seferberliği esastır” ifadelerini kullandı. Panelin sonunda konuk Rektörler Prof. Dr. Mustafa Alişarlı ile Prof. Dr. Fatih Gültekin ve İl Tarım ve Orman Müdürü Düzgün’e çeşitli hediyeler takdim edildi. Panelin ardından Rektörümüz Prof. Dr. Harun Çiftçi, konuklarıyla birlikte Gıda Fuarının açılışını yaparak stantları tek tek ziyaret ettiler.

Su Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördüSu Yönetimi ve Gıda Güvenliği Panelimiz yoğun ilgi gördü
Sonraki Haber

“Sektörel Tuz ve Tuz Temelli Stratejik Ürünler İhtisaslaşma Projesi” nedir? Projeyle ne amaçlanıyor?

Önceki Haber

Dünyanın “Tuz alanında ilk İhtisas Üniversitesi” ÇAKÜ oldu