Eğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı Başladı

Ana Sayfa >Haberler >Eğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı Başladı
13Ara
2019

Eğitim Yöneticileri ve Uzmanları Derneği (EYUDER) tarafından Çankırı Karatekin Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü katkılarıyla düzenlenen “Eğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı” 13 Aralık 2019 Cuma günü Uluyazı Kampüsü İslami İlimler Konferans salonunda başladı.

Üç gün boyunca devam edecek olan çalıştayın açılışına Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı, Ankara Vali Yardımcısı Dr. Ayhan Özkan, EYUDER Genel Başkanı ve Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Adem Çilek, İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk, akademisyenler, okul ve kurum müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal marşımızın söylenmesinin ardından Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Teknolojileri Bölümü öğrencilerinin icra ettiği mini Türk Halk Müziği Konseri katılımcılar tarafından beğeni ile dinlendi.

Daha sonra yapılan açılış konuşmalarında ilk olarak EYUDER İç Anadolu Bölge Temsilcisi Zeynep Boztepe, bölge temsilciliği hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı.

Eğitim Yöneticileri ve Uzmanları Derneği (EYUDER) Genel Başkanı Dr. Adem Çilek ise 3.sünü yaptıkları çalıştay hakkında bilgi vererek, 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde faaliyet gösterdiklerini, Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı’nı planladıklarını, bölgelerdeki avantajları ve dezavantajları masaya yatırmak, farkındalıkları azaltmak, çocukların geliştirilmesi üzerine yeni projeler ile özgüveni sağlam, kendisinden emin, geleceğe hazır bir nesil geliştirmek için neler yapabileceklerini konunun uzmanı yetkin kişilerle konuşup, tartışarak ortaya çıkacak sonuç raporunu Milli Eğitim Bakanlığına sunacaklarını söyledi.

Başkan Çilek’in ardından kürsüye gelen İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk yaptığı konuşmada “ Eğitim, farklılıkları bulunan bireylerin davranışında yaşantısı esas olmak üzere istenilen olumlu davranış değişikliklerinin meydana getirilmesi sürecidir. Farklı bölgelerde eğitim gören bireylere iyi bir eğitim vermenin yolu bireysel gelişim özelliklerindeki farklılıkları geliştirecek, diğer bölgelerdeki imkanları öğrencilerimize en iyi şekilde sağlamaktan geçmektedir. Bu anlamda bu çalıştayın bu imkanların paylaşımına katkı sağlamasını diliyor ve EYUDER ile Çankırı Karatekin Üniversitesine desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.

Son olarak konuşan Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı, “Sanayileşme, küreselleşme ve bilişim teknolojilerinin gelişmesi süreci sonrasında,  eğitimde kitlesel ve bireysel eğitime erişim imkânlarının tartışıldığı bir döneme girilmiştir. 21.yy becerileri doğrultusunda ortaya çıkan yeni meslekler ve gelişim alanları, hızla artan iş bölümü çeşitliliğini ve farklı eğitim ihtiyaçlarını gündeme getirmektedir. 1960lı yılların sonrasında dile getirilen eğitime eleştirel yaklaşımlar, PISA, TIMMS gibi uluslararası sınavların karşılaştırmalı sonuçları, eğitimde sosyal ve kültürel etkenlerin de etkisi olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır.

Eğitimde çoğu zaman farklı çevrelerce tartışılan ‘doğru eğitim’, ‘iyi eğitim’, ‘nitelikli eğitim’ kavramları kültürel, ekonomik, siyasi ve sosyal açılardan ele alınmaktadır.

 

Eğitim sadece ailelerin, devletin ve devlet kurumlarının işi değildir. Özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda kamusal alan olarak adlandırılan resmi devlet örgütü üzerinde sivil toplum örgütlerinin, gerek sosyal hayatın gerekse eğitimin üzerinde birçok alanda etkisi olmaktadır. Bu nedenle 20. yüzyıl ile birlikte batıda sivil toplum örgütleri, hem çeşitlilik hem sayısal olarak giderek artmaya başlamıştır. 1950’li yıllardan sonra katılımcı demokrasinin ön plana çıkmış olması, 1. Ve 2. Dünya Savaşlarının, küresel ekonomik krizlerin insanlığı tehdit etmesi, kapitalist ve liberal ekonomilerin meydana getirmiş olduğu dengesizlik, sivil toplum örgütlenmelerini hızlı ortaya çıkmalarına neden olmuştur. Dernekler, vakıflar, gönüllü halk faaliyeti organizasyonları, sendikalar, esnaf ve ticari örgütlenmeler, kooperatifler hızla çoğalan ve etkili hale gelen sivil örgütler arasında yer almaktadır. Sivil toplum örgütlerinin ortaya çıkışı ile ilgili sadece devlet yönetiminin yetersiz işleyişine karşı tepki gösterilmesi, tek neden olarak kabul edilemez. Bunun dışında özellikle 20. yüzyılın ortalarından itibaren artan katılımcı demokrasi anlayışının ve bilgi birikiminin de etkisi ile sivil toplum örgütlerinin ortaya çıkışı hızlı ivme kazanmıştır.

Türkiye’de sivil toplum ile ilgili yapılan araştırmalar, Osmanlı dönemi ve cumhuriyet yıllarına dayanan ve kendi kültürümüzle özdeş bir sivil toplumun olduğunu ortaya koymaktadır. Dünya Bankası’nın 1997 yılında Türkiye’de STK’lar konusunda hazırladığı raporda; Türkiye’deki sivil toplumun gönüllülük kavramı ile geliştiği ve bunun Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş yıllarına dayanan yaklaşık 700 yıllık bir süreç olduğu belirtilmiştir. Fakat dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de 1980 sonrasında sivil toplum kavramının daha popüler olduğunu söylemek mümkündür. Günümüzde faaliyet gösteren sivil örgütlenmelerinin en temel özellikleri; Gönüllülük üzerine kurulmak, Toplumsal gelişmeye katkıda bulunmak, Yatay ilişkiler üzerine kurulmak, Açık ve bir konuda yoğunlaşmak olarak ele alınabilir.” İfadeleriyle konuşmasına başladı.

Tüm bunların yanı sıra üniversitelerin de eğitim sistemi üzerinde farklı işlevleri bulunduğunun altını çizen Rektör Ayrancı, bu işlevleri şu şekilde sıraladı.

Eğitim-öğretim faaliyetlerini gerçekleştirerek bireylerin gelişmelerine katkı sağlamak, Araştırma faaliyetleri yaparak üniversite-çevre işbirliği ile doğrudan yerel sorunlara yönelmek, Sürekli Eğitim Merkezleri ile yaşam boyu eğitimi desteklemek, Bilimin evrenselliğini ihmal etmeden yerel/bölgesel kalkınmaya katkıda bulunmak.

Rektör Ayrancı konuşmasını, “Üç gün sürecek olan Eğitimde Bölgesel Farklılıkların Giderilmesi Çalıştayı’nda üniversite, sivil toplum işbirliği kapsamında; Bölgede akademik başarı farklılıklarının azaltılması, Mesleki eğitimde sektör işbirliği, 21.yy becerileri ve oyun tabanlı öğrenme, Eğitimde yeni yaklaşımlar, Yönetici ve öğretmenlerin mesleki becerilerinin artırılması, Özel gereksinimi olan çocuklar konusunda çalışmalar yapılarak raporlaştırılacak, kamuoyu ve ilgililer ile paylaşılacaktır. 2023 Eğitim vizyonu çerçevesinde yapılacak olan çalışmalara katkı sunan, akademisyenlere, okul yöneticilerine, öğretmenlere ve emeği geçenlere teşekkür ederim.” sözleriyle tamamlandı.

Açılış konuşmalarının ardından çalıştay gün boyu paneller, oturum ve bireysel sunumlarla devam etti.

Eğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı BaşladıEğitimde Bölgesel Farklılıkların Azaltılması Çalıştayı Başladı
Sonraki Haber

Farklı Çalışma Alanlarında Fizyoterapistlerin Rolü Sempozyumu Gerçekleştirildi

Önceki Haber

Orman Mühendisliği Bölümünden Orman Yolları Teknik Gezisi