Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen Avrupa 17. Yüzyıl Krizi, Politik Ekoloji ve Küçük Buzul Çağı Konferansları gerçekleştirildi.
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Gümüşçü, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı konferansta konuşmacı olarak ise Araştırma Görevlisi Özge Varol, Araştırma Görevlisi İlyas Sadık Tekkanat ve Muammer Çakır yer aldı.
Konferansta ilk olarak konuşan Araştırma Görevlisi Özge Varol, “Avrupa’da 17. Yüzyıl Krizini ele aldı. Varol, Tarihçiler tarafından 17.yy Avrupası, savaşlar, kriz, sivil kalkışmalar ve sosyal huzursuzluklar, eşit olmayan maddi ilerlemeler, yenilenme ve yenidünya düzeni ile betimlenmektedir. Bu betimleme, kapitalizmin doğuşu, modern devlet düzeninin ortaya çıkışı, kalkışma ve isyanların başlaması, nüfus, fiyat oluşumları, eşitsiz kalınma gibi konularda tarihsel, metodolojik, politik, sosyal ve ekonomik tartışmaları beraberinde getirmiştir.” sözleri ile konuşmasına başladı.
Arzu Varol, daha sonra krizin genel göstergeleri, krizin nedenleri ve17.yy Feodalizmden kapitalizme geçiş ve kriz tartışmaları başlıklarında topladığı sunumunu detaylı bir şekilde katılımcılara aktardı.
Konferansın 2. Konuşmacısı Araştırma Görevlisi İlyas Sadık Tekkanat ise Avrupa’da Küçük Buzul Çağı (Doğal Ve Sosyal Ortam Değişimleri) başlıklı sunumuna “Küçük Buzul Çağı (KBÇ), genel olarak MS 1550-1850 aralığını kapsasada da bazı araştırmacılar bu çağın başlangıcını MS 1300’lere hatta Güney Yarım Küre’ye ilişkin yapılmış çalışmalarda MS 1200’lere kadar götürebilmektedir. KBÇ genel olarak bir soğuma dönemi ile karakterize edilmiş olmakla birlikte etkisi Kuzey Yarım Küre’de belirgin bir şekilde hissedilmiştir. KBÇ dönemindeki iklimsel bozulmalar heyelanlar, çığlar, buzul kopmaları ve taşkınlar dahil jeomorfolojik tehlikelerin riskini artmıştır. Bunun yanında KBÇ, zayıf ürün alımı ve zayıf otlak alanlarını da beraberinde getirmiştir. Taşkınlar, donlar ve kuraklıklar resmi raporlar, günlükler ve diğer dokümanlarda kaydedilmiştir.” Sözleriyle başladı.
Tekkanat buzul çağının tarihsel süreci ve yaptığı etkilerden bahsettiği konuşmasının son bölümünde ise ITCZ’nin ve Muson Dolaşımının bu iki modun oluşmasında ne derece etkilidir? KBÇ aralığında 15. yy sonu ve 16. yy başındaki buzul ilerleme dönemlerinin oluşmasında 100’lerce hatta 1000’lerce yıl önceki volkanik aktiviteler ve güneş leke sayılarındaki değişimlerin termohalin dolaşımı üzerindeki nasıl ve ne derece etkili olduğu pozitif ve negatif geri besleme mekanizmalarının ve süreçlerin (özellikle kar-buz ve bulut albedo geri mekanizmaları) KBÇ ikliminin oluşmasını ne derece etkilediği? sorularının cevabı tam olarak açıklık kazanmış değildir. Dahası mevsimlik ve yıllık iklimin tüm özelliklerini yansıtan proksi datalar sınırlı olması ise işi iyice zorlaştırmaktadır. Özellikle çalışmalarda okyanus ve tropikal kayıtların eksikliği göze çarpmaktadır. Mevcut çalışmalarda korele etmek amaçlı Pasifik’teki belli bölgelere yoğunlaşmaktadır. Bu bakımdan kitle mercanları, dev deniz tarağı, ostrakod kabukları, gölsel çökel ve istifler gibi kompozit kayıtların ilişkin Sr/Ca oranları ve 18O değerlerininin çıkarılmasına ağırlık verilerek tarihi Walker Dolaşımı, El Nino ve La Nina, Muson Dolaşımının hatta Kuzey Atlantik Salınımı’nın değişkenliği sorgulanarak ITCZ’deki kuzeyli ve güneyli kaymaların dinamik yapısı çözümlenmelidir. Günümüzde KBÇ’nin ortaya çıkmasında hangi faktörlerin ne kadar etkili olduğunu anlamada ITCZ kaymaları üzerinden yapılan okumalar ise devam etmektedir.” İfadelerini kullandı.
Programın son konuşmacısı Muammer Çakır’da Politik Ekoloji ve Günümüzdeki Yansımaları başlıklı konuşmasında “Politika ve ekoloji kavramlarının sentezinden oluşan politik ekoloji araştırma ve incelenmelerinde bu iki bilim dalının yöntemlerinden yararlanmaktadır.Kuramsal geçmişi oldukça yeni olan politik ekoloji,1970’li ve 1980’li yıllarda popüler hale gelmiştir.
Pek çok disiplin tarafından ele alınması politik ekolojiye oldukça fazla tanım yükü getirmiştir. Multidisipliner yapısı nedeniyle coğrafya, tarih, siyaset, sosyoloji, antropoloji, ekonomi ve çevre gibi geniş bir alanda çalışma imkanı bulmuştur. Politik ekoloji, kabaca insan-çevre etkileşiminden doğan çevre sorunlarının siyasallaştırılması olarak tanımlanabilir. Günümüzde çevre sorunlarının çözümünde iki gruptan söz etmek mümkündür. Bunlardan ilki çevre sorunlarının kanunlar ölçüsünde çözülmesi gerektiğine inanan reformistler, ikincisi ise çevre sorunlarına neden olan sistemin tamamen ortadan kalkması gerektiğini savunan radikallerdir. Politik ekoloji bu iki yaklaşım arasında denge unsurunu oluşturarak en akılcı yöntemin militaristmi, demokratik mi yoksa müzakerecimi olması gerektiğine karar veren ‘’optimum politik ekolojiyi’’ uygulayacak yaklaşımların bütününü oluşturmaktadır. dedi.
Startup Proje ve İş Fikri Yarışması Sona Erdi
Eğitimde Fırsat Eşitliği Dediler Çatalelma’ya Gittiler
Hizmetlerimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanıyoruz. Çerez politikamıza buradan ulaşabilirsiniz. KVKK detayları için KVKK Sayfamızı.