100. Yıl Kültür Merkezi’nde Doç. Dr. Ahmet Özcan moderatörlüğünde gerçekleştirilen ve konuşmacı olarak Doç. Dr. Uğur Altuğ, Doç. Dr. Kemal Dil ve Yeni Şafak Gazetesi Haber Müdürü Recep Yeter’in yer aldığı panel saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunması ile başladı. Panel, Cemalettin Ferruh Kuran Kursu Kuran-ı Kerim Hocalarından Osman Uslu’nun Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından Rektör Prof. Dr. Hasan Ayrancı’nın konuşması ile devam etti. Ayrancı:” İki yıl önce 15 Temmuz günü Müslüman Türk Milletinin geleceğine kefen biçmeye kalktılar. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendi öz silahları ve askerleri kullanılarak bu milletin başına büyük dertler getirmeye çalıştılar. Bu işin sonu belki de bütün bir milletin dağılması, milletin bekasının ortadan kalkmasıydı. Ancak Kahraman Türk Milleti her yaştan insanı ile sokaklara döküldü ve kanları pahasına kendilerini tankların önüne siper etti. İşte bu kahramanlar bugünün önderleriyle, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Türkiye Cumhuriyetinin ilk Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile şahlandı ve bu kahramanlık destanını yazdı.” şeklinde konuştu.
Panel Moderatörü Doç. Dr. Ahmet Özcan, 15 Temmuz milletimizin, dünyaya meydan okuyuşunun tarihi ve yeni bir doğumun işaretidir sözleriyle paneli açtı. O gün Ankara’da bu kanlı darbe girişimine bizzat şahit olduğunu belirten Özcan, birbirinden değerli panelistlerle 15 Temmuz’un değerlendirileceğini ifade etti.
Doç. Dr. Kemal Dil, demokrasinin ne olduğuna ve onun kaybedildiğinde nasıl sonuçlara yol açacağı sorusuna vurgu yaparak sözlerine başladı. Demokrasi yönetim yürüyüşünün Osmanlı’nın son döneminde başladığını belirten Dil, 1920 yılında yönünü ve yerini demokrasi çerçevesinde belirleyen bir anlayış oluştuğunu söyledi. Kemal Dil, darbenin başarılı olması durumunda demokrasi anlayışının nasıl olacağı, yönetim anlayışının ne durumda bulunacağı sorularının cevaplanması ile karşı karşıya kalınacağını ancak topyekün bir karşı çıkış ile bu sorulara cevap vermek durumunda kalınmadığını sözlerine ekledi.
15 Temmuz gecesi ülkenin darbe girişimine maruz kaldığı haberde imzası olan gazeteci - yazar ve Yeni Şafak Gazetesi Haber Müdürü Recep Yeter, haberci olarak hakikatin namusuna riayet edilmesi bilinciyle çalıştığını ifade etti. Hiçbir gazetecinin ve medya kuruluşunun tarafsız olmadığını belirten Recep Yeter kendisinin de bir Çankırılı gazeteci olarak hakikatın, Anadolu’nun ve kara lastikli Anadolu insanının tarafında olduğunu söyledi. Milletin yazdığı 15 Temmuz destanını kara lastik devrimi olarak nitelendirilen Yeter, Anadolu insanının o gece yönetime el koyduğunu, iradesinin gasp edilmesine izin vermediğini sözlerine ekledi.
Doç. Dr. Uğur Altuğ ise Osmanlıdan bu yana tarihsel süreç içerisinde taht ve hükümetlere karşı yapılan darbe girişimlerinden örnekler verdi. Genç Osman’ın bu katledilmeler arasında en dokunaklısı olduğuna vurgu yapan Altuğ, şehzadeler arasında yaşanan taht kavgalarının yanı sıra 1603 yılında yeniçeri ocağının iktidar mücadelesinde devreye girdiğini ve II. Mahmut döneminde bu ocak lağvedilinceye kadar bu kavgaların sürdüğünü dile getirdi.
Panel Moderatörü Doç. Dr. Ahmet Özcan konuşmalarından ötürü panelistlere teşekkür ederken panel soru cevap bölümü ile sona erdi.
Öğretim Elemanımıza Başarı Ödülü
Ulusal Ajans’tan Üniversitemize Erasmus Teşekkürü
Hizmetlerimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanıyoruz. Çerez politikamıza buradan ulaşabilirsiniz. KVKK detayları için KVKK Sayfamızı.