ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ

Dilimiz Kimliğimizdir Konferansı Gerçekleştirildi

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan`ın yüksek himayelerinde 15 Mart`ta yapılan toplantıyla 2017 yılının "Dilimiz Kimliğimizdir" başlığıyla "Türk Dili Yılı" ilan edilmesi nedeniyle, Çankırı Karatekin Üniversitesi, Çankırı Belediyesi ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesi tarafından ortak  "Dilimiz Kimliğimizdir" konferansı düzenlendi.

Konferansa Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı, Çankırı Vali Yardımcısı Abdullah Aslaner, akademisyenler, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katılırken, konuşmacı olarak ise Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem yer aldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı, “Biliyorsunuz dil bir mucizedir. Allah kelamının tecelli edeceği kadar mucize nitelikleri taşır. Bizim dilimiz Türkçe. İşte bizim dilimizde bu mucize özelliği taşıyor. Siz bu dille insanları kanatlandırır, uçurabilirsiniz, yerin dibine de sokabilirsiniz. Fakat her şeyden önemlisi bir kültür dünyası yani yepyeni bir dünyada oluşturabilirsiniz. Bu dünyada her şey vardır. Acı, keder, neşe, sevinç işte bu dilin kendine mahsus niteliğinden kaynaklanır.” diyerek sözlerine başladı.

 Türkçenin bütün zenginliğine rağmen tarihte çeşitli dillerden yararlanmak suretiyle zenginlediğini ama bazı daralmalarda yaşadığını vurgulayan Rektör Ayrancı, “Bu daralmanın sıkıntısını hala çekiyoruz.  Ben Türkçe dışında üç ayrı dilde konuşabilen bir akademisyen olarak bizim dilimizin ifade gücünü ve sınırlarını her zaman gördüm ve yaşadım. Mesela hala bir "tazammun etmek" deyimini Türkçede tam olarak ifade edemiyorum. Oysa Türkçe bin yıllık birikimle her zaman çok geniş bir anlam dünyasına sahip olmuştur. Bir gerileme başlayınca o zaman ne ortaya çıkıyor, işte ünlü bir gazeteciden duydum, diskur çekmek diye tuhaf bir laf. Diskur çekmek neyse böyle bir dilin pespayeleşmesine de şahit olduk. Aynı şeyi telaffuzda da görüyoruz. Yani bu güzel dil Osmanlı tecrübesiyle İstanbul merkezli ağırlıklı olmak üzere çok güzel telaffuz edilmiştir, çok güzel seslendirilmiştir. Ancak meş’ale diye telaffuz edilen bir kelimemiz herkesin ağzında meşale diye ne olduğu belirsiz bir kelimeye de dönüşebilmiştir. Burada şunu görüyoruz anlam ve içerik bakımından, kelime zenginliği bakımından, telaffuz bakımından olması istenen yerde değiliz.” dedi.

 Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı konuşmasını “İşte son zamanlarda biliyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ticari markaların tabelalarındaki pespayeleşme dilden uzaklaşma ve nasıl yazıldığı belli olmayan kelimelerle kıraathane yerine cafée gibi üzerinde çizgili harflerle fakat doğru da yazılamayan kelimelerle bir ters duruma düşülmüştür. Buna karşılık TC Başbakanlık makamı 2017’yi Türk Dil Yılı ilan etti. Bizde Çankırı Karatekin Üniversitesi olarak Türk Dilinin ve Edebiyatının gelişmesi için ne yapılması gerekiyorsa azamisini yapacağız, kendimizi buna adadık. Hep birlikte Türkçeyi yine o parlak haline bir dünya kurulabilecek, bir evren kurulabilecek bir hale getireceğiz inşallah.” İfadeleri ile tamamladı.

Daha sonra konuşan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem, Türkçenin Türkler tarafından kullanılan ama bilinmeyen bir dil olduğunu söyledi.

"Atalarımız bizlere hiç tereddütsüz dünyanın en büyük ve en mükemmel dili olan Türkçeyi miras olarak bıraktılar. İşte bunun şükrünü eda etmek için de her şeyden önce dilimizi çok iyi bilmemiz lazım. 2017 yılının Türki Dili Yılı ilan edilmesini fırsata dönüştürmemiz lazım." diyen Erdem, "Türkçeyi en iyi şekilde gençlerimize, insanlarımıza anlatmak, tanıtmak, bu noktada neler yapmamız gerekir, bunları mutlaka konuşmamız ve düşünmemiz lazım." ifadelerini kullandı.

Dilin bütün milletler için büyük öneme sahip olduğunu, dilini kaybeden milletlerin benliklerini de kaybettiklerini belirten Erdem, "(Türkçe güçlü bir dil, Türkiye güçlü bir devlet demeyin) Dil giderse hepimiz gideriz. Türk tarihinde dilini kaybettiği için milletini, milli duygularını kaybeden, Türklüğünü kaybeden birçok topluluklar var." dedi.

Dil sayesinde insanların geçmişteki bilgi, birikim ve tecrübelerden faydalandığını anlatan Erdem, "Kendi kültürlerini kaybederek başka bir milletin kültür dairesi içerisine giren diğer milletler tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir. Anadolu`ya baktığımız zaman bunu net bir şekilde görüyoruz. Tarihte binlerce yıl önce insanlığa yazıyı hediye etmiş Sümerliler bile bugün sadece tarih kitaplarında kalmışlardır. Neden? Dillerini kaybettikleri için. Dillerini korumuş olsalardı bugün belki bu coğrafyada bu milletler var olacaktı." diye konuştu.

Dil sayesinde milletlerin kendi varlıklarını devam ettirebileceğini aktaran Erdem, şöyle konuştu:

"Allah`ın insanoğluna bahşettiği değerlerin başında dil gelir. Çünkü insan kendini, dünyayı, çevresini, nesneleri dil ile anlamlı kılar, duygu ve düşüncelerini sözlü veya yazılı ancak dil ile ifade eder. Toplumlar millet olmayı dile sahip olmakla elde ederler. Milli varlıklarını da kendi dilleriyle koruyabilirler. Dil birliğini sağlayamamış bir toplumun millet kimliği kazanmasına imkân olmadığı gibi millet olma vasfını da sürdüremezler. Dil bir milletin millet olma şuuru ve hafızasıdır. Binlerce yıl içerisinde oluşturduğu kültür unsurlarını muhafaza eden yine dildir ve en büyük kültür hazinesidir. Milli kültürün doğması, gelişmesi ve kuşaktan kuşağa aktarılması da dil ile olur."

Konferans Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç’in Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem’e tuz lamba hediye etmesi ile sona erdi.